LONDRA GEZİSİ 3


Camden Town

Camden’a giderken metroda mutlaka aykırı saç ve giyime sahip punk’çıları görürsünüz. Amaçları aykırı olmak…Evet, Camden punkçılarla özdeşleşmiş, Londra’nın kuzey tarafında yer alan, ilginç, görülesi yerlerden bir tanesi…Punkçılar, giyim ve saç tarzlarıyla oldukça ilginç olan bu gençler, Camden’la anılırlar.

Camden’da yer alan sağlı sollu dükkanlarda hem hediyelik eşyalar, hem de vintage kıyafetler ve bilimum değişik şeyler yer almaktadır. Burada yer alan hediyelik eşya dükkanlarından, magnet, çakmak, biblo, gibi her gidilen yerden alınması zorunlu olan hediyelik eşyaları  nispeten daha ucuza alabilirsiniz. 5-6 tanesi 5 pound gibi indirimleri burada çok gördüm…

Biraz ilerlediğinizde Camden Lock denilen kanalı görürsünüz. Aslında kanalın adı Regents Canal. Burada iki kanal arasında yer alan kot farkı nedeniyle kurulmuş bir mekanizma yer alır, ve teknelerin geçebilmesi için su seviyesinin eşitlenmesi gerekir. Bu kanalın sonu, içinde Hayvanat Bahçesi de olan ve Londra’nın meşhur parkları içerisinde ön sıralarda yerini alan Regents Park’a çıkar.

Camden Town’da ayrıca dünyanın çeşitli mutfaklarından yemeklerin satıldığı yeri görmenizi tavsiye ederim. Cyber Dog adlı mağazayı da mutlaka gezmelisiniz. Cyber Dog, punk eşyalarının satıldığı ünlü mağaza, alt katında ise “ahlaka mugayir” şeylerin satıldığı sürpriz yerler sizi bekliyor…

 






Bu arada Londra'da gezerken kredi kartıyla kiralanan bisikletlerden kiralayabilirsiniz. Yanlış hatırlamıyorsam günlüğü 2 Pound'du. Yalnız her yarım saatte bir, aldığınız bisikleti resimde görünen parka bırakıp, yenisini almanız gerekiyor...




Reklam panosu tarzında düzenlenmiş olan haritalar, o an nerede olduğunuzu ve etrafta neler olduğunu çok iyi gösterir. Bunları özellikle yürüyerek gezerken kullanabilirsiniz.


Bricklane

Burası Londra’ya gelen göçmenlerin ilk yerleştiği semt olarak geçiyor. Jamaikalılar, Bangladeşliler, Hintliler ilk buralara yerleşmişlerdir. Şimdi ise vintage ürünler satan dükkanların kurulduğu, Cumartesi günleri bu tarz bir pazarı kurulan ve oldukça kalabalık olan bir yer. Bangladeşli, Hintli restoranlara bolca rastlayacağınız bu enteresan turistik yerde ayrıca Ols Spitalfield pazarını gezmenizi tavsiye ederim. Bu pazardan ikinci el ucuz kitaplar almıştım, ikinci el kıyafetler ise hem pahalı hem de gereksiz bulduğumu belirtmek isterim. Genel olarak Londra’dan kıyafet alışverişi yapmaya, Türkiye’den gidenler için hiç ama hiç gerek olmadığını düşünüyorum, çünkü her marka, her şey bizde bulunuyor zaten, boşuna yük etmeye hiç gerek yok. Ayrıca bu pazarda güzel hazır yemekler bulmanız mümkün. Arapların ünlü nohut köftesi “falafel”i iyi yapan bir yer burada, tavsiye ederim.

 

Nothing Hill

Burası yine Cumartesi günleri kurulan Portobello pazarıyla meşhur bir semttir. Bu pazarda antika eşyalar, hediyelik eşyalar…vs satılır. Sokak yemekleri de kalitelidir, güzeldir. Nothing Hill adlı romantik komedi burada çekilmiştir. Gezmeye değerdir.

Ayrıca her yıl Ağustos ayında Nothing Hill festivali burada düzenlenir.

Hyde Park





Londra'ya gitmişken en büyük nefes alma yeri olan ve adeta Londra'nın akciğerleri diyebileceğiniz Hyde Park'a uğrayıp, hava güzelse çimlerinde yayılarak piknik yapmalı, veya bisiklet kiralayıp gezmelisiniz. Özellikle çocuklu ailelerin çok işine yaradığına bizzat şahit olmuşumdur.





 

Yorumlar

Popüler Yayınlar